Formula 7 kullandı
■Zayıflamaya yardımcı, metabolizmayı canlandıran bitkisel destek Formula 7 kullandı.
■Bedenini tanıdı, ona göre beslenmeye başladı.
■Tarçın, zencefil, zerdeçal ve keten tohumu tüketti.
■Hamur işlerini çok az yedi.
■Günde 2 litre sıcak su, en az 4 bardak yeşil çay içti.
■Zayıflamaya yardımcı bitki çayından her gün 3 bardak tüketti.
■Her gün 1-1.5 saat spor yaptı.
■Tok karnına tatlı yemedi.
17 Ağustos 2010 Salı
Ender Saraç, Zerrin Özer'in zayıflama sürecini şöyle anlattı:
"Zerrin Özer 2009'un nisan ayında kliniğimize başvurduğunda 109 kiloydu. Tansiyonu yüksekti, şeker hastalığı ile boğuşuyor, pek çok ilaç kullanıyordu. Ben ve Dr. Gönül Ateşsaçan, Zerrin Özer'i kilo vermeye ikna ettik, hırslandı ve harekete geçti. "Kendimi bu yıl yenileyeceğim. Zayıflayacağım, 2010 yılına büyük bir atak yaparak gireceğim" dedi. Kan tahlillerini yaptırdık, vücut analizini çıkarttık. Bedenindeki yağ, su ve kas oranını belirledik.
Bu noktadan sonra Zerrin Özer düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak için verdiğimiz diyetleri harfiyen uygulamaya ve spor yapmaya başladı. Diyet sürecinin başında her gün spor salonunda hoca eşliğinde çalıştı. Her geldiğinde vücut analizini yeniledik, yağdan mı yoksa sudan mı kilo verdiğini kontrol ettik, ona göre Zerrin Özer'i yönlendirdik. Fitness aletleriyle çalıştı, koşu bandında mutlaka 1 saat geçirdi. Daha sonraları haftanın 3 günü spora gitmeye devam etti.
METABOLİZMASI YAVAŞTI
Sanatçılar duygusal oluyor bu yüzden de ruhsal iniş çıkışları diğer kişilere göre daha fazla. Bu da onların metabolizmalarını yavaşlatıyor. Zerrin Özer şimdilerde kilo vermeye devam ediyor. Ancak biz onun kilo vermesini yavaşlatıyoruz. Hedefi 40 bedene inmek. Bunu çok rahat bir şekilde başaracağına inanıyorum. Zerrin Özer artık enerjik ve mutlu bir insan.
Zerrin Özer'e kilo verme döneminde çok katı, ölçüleri gramlı bir diyet uygulamadık. Ağırlıklı olarak az yağlı protein, bol yeşillik, sebze ve bakliyat tüketti. Gün içinde bol sıcak su ve bitki çayı içti. Bazı sabahlar müsli, yağsız süt ya da yoğurdun eşlik ettiği kahvaltılar etti. Sıkılmaması için bazen de tam buğday ya da çavdar ekmeği ve peynir yedi. Zerrin Özer hiçbir zaman sıkı bir diyet yapamaz. Çünkü kan şekeri düşük. Tarçın ve içinde 7 şifalı madde olan bitkisel destek Formula 7'nin etken maddelerinden biri olan krom sayesinde hipoglisemi yani düşük kan şekeri atakları çok hafif geçti.
Bu noktadan sonra Zerrin Özer düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanmak için verdiğimiz diyetleri harfiyen uygulamaya ve spor yapmaya başladı. Diyet sürecinin başında her gün spor salonunda hoca eşliğinde çalıştı. Her geldiğinde vücut analizini yeniledik, yağdan mı yoksa sudan mı kilo verdiğini kontrol ettik, ona göre Zerrin Özer'i yönlendirdik. Fitness aletleriyle çalıştı, koşu bandında mutlaka 1 saat geçirdi. Daha sonraları haftanın 3 günü spora gitmeye devam etti.
METABOLİZMASI YAVAŞTI
Sanatçılar duygusal oluyor bu yüzden de ruhsal iniş çıkışları diğer kişilere göre daha fazla. Bu da onların metabolizmalarını yavaşlatıyor. Zerrin Özer şimdilerde kilo vermeye devam ediyor. Ancak biz onun kilo vermesini yavaşlatıyoruz. Hedefi 40 bedene inmek. Bunu çok rahat bir şekilde başaracağına inanıyorum. Zerrin Özer artık enerjik ve mutlu bir insan.
Zerrin Özer'e kilo verme döneminde çok katı, ölçüleri gramlı bir diyet uygulamadık. Ağırlıklı olarak az yağlı protein, bol yeşillik, sebze ve bakliyat tüketti. Gün içinde bol sıcak su ve bitki çayı içti. Bazı sabahlar müsli, yağsız süt ya da yoğurdun eşlik ettiği kahvaltılar etti. Sıkılmaması için bazen de tam buğday ya da çavdar ekmeği ve peynir yedi. Zerrin Özer hiçbir zaman sıkı bir diyet yapamaz. Çünkü kan şekeri düşük. Tarçın ve içinde 7 şifalı madde olan bitkisel destek Formula 7'nin etken maddelerinden biri olan krom sayesinde hipoglisemi yani düşük kan şekeri atakları çok hafif geçti.
Formula 7 Nasıl Kullanılır ?
Kullanım Şekli
Sabah ve akşam yemeklerinden 10-20 dakika önce sıcak suyla 1 kapsül veya doktor tavsiyesine göre kullanılması önerilir.
Kullanım Alanları
Sağlıklı ve kolay kilo vermeye yardımcı destek olarak kullanılır.
Yan Etki
Bilinen bir yan etkisi yoktur.
Sabah ve akşam yemeklerinden 10-20 dakika önce sıcak suyla 1 kapsül veya doktor tavsiyesine göre kullanılması önerilir.
Kullanım Alanları
Sağlıklı ve kolay kilo vermeye yardımcı destek olarak kullanılır.
Yan Etki
Bilinen bir yan etkisi yoktur.
11 Ağustos 2010 Çarşamba
Bebek Besleme Teknikleri
Hazırlayan: Dyt. Nurten Budak
* Anne Sütü ile Beslenme Tekniği
* Bebekleri Fincandan Besleme Tekniği
* Bebekleri Biberon ile Besleme Tekniği
Anne Sütü ile Beslenme Tekniği
Bebeğe doğar doğmaz verilecek ilk gıda anne sütü olmalıdır. Bebek bu şekilde ilk aşısını almış olur. Çünkü anne sütü içinde mikroplara karşı koruyucu maddeler vardır ve bebeğin tüm bağırsaklarını kaplayarak bazı hastalıklara karşı korunmasını sağlar.
Bebek doğumdan sonra ağladıkça emzirilmelidir. Emzirme aralarının üç saati geçmemesine dikkat edilmelidir.
Emzirmeden önce annenin göğüslerini temizlemesine gerek yoktur. Önemli olan annenin emzirmeden önce el temizliğine dikkat etmesidir. Emzirirken bebeğin ağzını kocaman açarak bir ağız dolusu memeyi kavraması meme başı çatlaklarının gelişmemesi için önemlidir. Her emzirmede ilk verilen göğüs iyice boşaltıldıktan sonra diğerine geçilmesine dikkat edilmelidir. Her emzirmeye bir önceki emzirmede en son verilen meme ile başlanmalıdır.
Emzirmeden sonra annenin bir miktar sütünü sıkıp göğüs uçlarına sürmesi temizlik için yeterlidir. Emziren kadınların bolca bir sütyen kullanması ya da göğüslerinin aşağıya sarkmasını önleyecek şekilde eşarpla sıkmadan kaldırması uygun olur.
Bebeğini geçici olarak emziremeyen kadınların göğüslerini üç saatte bir elle ya da pompa (süt çeker) ile sağmaları gerekir. Sağılan sütler oda ısısında 6 saat, buzdolabında (0-4 derecede) 24 saat bozulmadan saklanabilir.
Bebekleri Fincandan Besleme Tekniği
Bebek yarı oturur duruma getirilir.
Fincan bebeğin dudaklarına yaklaştırılır.
Fincan bebeğin dudaklarına değecek şekilde hafif eğilir, bebeğin alt dudağına dayanır ve fincanın kenarları üst dudağın dış yan kısımlarına değer.
Bebek uyanık duruma gelir gözlerini ve dudaklarını açar. Çok küçük bebekler dilleri ile sütü alırlar. Daha büyük bebekler sütü emer gibi çeker ve bir miktarını da dökerler.
Hiçbir zaman süt bebeğin ağzına dökülmemelidir. Fincan tutularak bebeğin kendisinin alması sağlanmalıdır.
Bebek yeterince alınca ağzını kapatır. Bu durumda ne kadar aldığı kayıt edilmelidir. Hesaplanan miktarı almamış ise bir sonraki öğünde daha fazla alabilir ya da daha sık beslenmesi gerekebilir.
Bebeğin aldığı miktar günlük olarak ölçülmelidir.
Bebekleri Biberon ile Besleme Tekniği
Biberonla besleme, bebeğin anne memesini almamasına ve bazı hastalıklara neden olabileceği için önerilmemektedir. Zorunlu kalındığı durumlarda ise aşağıdaki önerilere uyulmalıdır;
Biberonun deliğinin genişliği kontrol edilmelidir. Bunun için mama konulduktan sonra biberon ters çevrilir. Mama biberondan önce ip gibi sonra damla damla akmalıdır. Sürekli olarak ip gibi akan ya da sürekli olarak damlayan deliği olan biberonlar uygun değildir.
Bebek yarı oturur durumda iken biberon verilmelidir.
Bebeğin her öğünde aldığı miktar yazılarak günlük miktar ölçülmelidir.
kaynak : saglik tr net
* Anne Sütü ile Beslenme Tekniği
* Bebekleri Fincandan Besleme Tekniği
* Bebekleri Biberon ile Besleme Tekniği
Anne Sütü ile Beslenme Tekniği
Bebeğe doğar doğmaz verilecek ilk gıda anne sütü olmalıdır. Bebek bu şekilde ilk aşısını almış olur. Çünkü anne sütü içinde mikroplara karşı koruyucu maddeler vardır ve bebeğin tüm bağırsaklarını kaplayarak bazı hastalıklara karşı korunmasını sağlar.
Bebek doğumdan sonra ağladıkça emzirilmelidir. Emzirme aralarının üç saati geçmemesine dikkat edilmelidir.
Emzirmeden önce annenin göğüslerini temizlemesine gerek yoktur. Önemli olan annenin emzirmeden önce el temizliğine dikkat etmesidir. Emzirirken bebeğin ağzını kocaman açarak bir ağız dolusu memeyi kavraması meme başı çatlaklarının gelişmemesi için önemlidir. Her emzirmede ilk verilen göğüs iyice boşaltıldıktan sonra diğerine geçilmesine dikkat edilmelidir. Her emzirmeye bir önceki emzirmede en son verilen meme ile başlanmalıdır.
Emzirmeden sonra annenin bir miktar sütünü sıkıp göğüs uçlarına sürmesi temizlik için yeterlidir. Emziren kadınların bolca bir sütyen kullanması ya da göğüslerinin aşağıya sarkmasını önleyecek şekilde eşarpla sıkmadan kaldırması uygun olur.
Bebeğini geçici olarak emziremeyen kadınların göğüslerini üç saatte bir elle ya da pompa (süt çeker) ile sağmaları gerekir. Sağılan sütler oda ısısında 6 saat, buzdolabında (0-4 derecede) 24 saat bozulmadan saklanabilir.
Bebekleri Fincandan Besleme Tekniği
Bebek yarı oturur duruma getirilir.
Fincan bebeğin dudaklarına yaklaştırılır.
Fincan bebeğin dudaklarına değecek şekilde hafif eğilir, bebeğin alt dudağına dayanır ve fincanın kenarları üst dudağın dış yan kısımlarına değer.
Bebek uyanık duruma gelir gözlerini ve dudaklarını açar. Çok küçük bebekler dilleri ile sütü alırlar. Daha büyük bebekler sütü emer gibi çeker ve bir miktarını da dökerler.
Hiçbir zaman süt bebeğin ağzına dökülmemelidir. Fincan tutularak bebeğin kendisinin alması sağlanmalıdır.
Bebek yeterince alınca ağzını kapatır. Bu durumda ne kadar aldığı kayıt edilmelidir. Hesaplanan miktarı almamış ise bir sonraki öğünde daha fazla alabilir ya da daha sık beslenmesi gerekebilir.
Bebeğin aldığı miktar günlük olarak ölçülmelidir.
Bebekleri Biberon ile Besleme Tekniği
Biberonla besleme, bebeğin anne memesini almamasına ve bazı hastalıklara neden olabileceği için önerilmemektedir. Zorunlu kalındığı durumlarda ise aşağıdaki önerilere uyulmalıdır;
Biberonun deliğinin genişliği kontrol edilmelidir. Bunun için mama konulduktan sonra biberon ters çevrilir. Mama biberondan önce ip gibi sonra damla damla akmalıdır. Sürekli olarak ip gibi akan ya da sürekli olarak damlayan deliği olan biberonlar uygun değildir.
Bebek yarı oturur durumda iken biberon verilmelidir.
Bebeğin her öğünde aldığı miktar yazılarak günlük miktar ölçülmelidir.
kaynak : saglik tr net
Yenidoğan Bebeğimi Dışarıya Çıkarabilir miyim?
Çok sıcak veya soğuktan, aşırı güneşe maruz kalmaktan korursanız bebeğin açık havaya çıkmasında sakınca olmaz. Parkta küçük bir gezinti, anneye de bebeğe de iyi gelecektir. Ama; enfeksiyondan korumak için etraftakilerin bebeği ellemesine izin vermeyin. Havayla bulaşabilecek mikroplardan korunmak için kapalı, kalabalık ortamlarda uzun süre kalmamaya dikkat etmelisiniz.
kaynak : sağlıklıcocuk com
kaynak : sağlıklıcocuk com
Çocukları Güneşten Koruma
Ne yazık ki, artık sağlıklı bronzlaşma diye birşey olmadığını biliyoruz.Günümüzde incelen ozon tabakasıyla birlikte, güneşin zararlı etkileri ağır basıyor. Bu durum özellikle çocuklarımız için geçerli. Onların hassas, ince cildinin ve gözlerinin güneşten korunması gerekiyor. Çünkü; çocukken korunmadan güneşe maruz kalan ve güneş yanığı geçirenlerde ileriki yaşlarda cilt kanseri daha sık görülüyor, cilt daha erken yaşlanıyor. Gözlerde de katarakt, gözün retina tabakasında hasarlar ortaya çıkıyor. Güneşin ultraviyole ( UV ) ışınlarına korunmasız maruz kalmak, cilt ve göz hasarı yanında bağışıklık sisteminde de baskılanmaya neden olabiliyor. Bu nedenle artık, güneşin dost değil düşman olduğunu bilerek hareket etmeliyiz.
Yaz yaklaşırken güvenli bir tatil için bazı öneriler:
Güneş ışınlarının en dik geldiği saat 10-15 arası güneşten kaçın. Bulutlu havalarda bile zararlı güneş ışınlarının bize ulaşabileceğini unutmayın.
şapkalı kız Çocuğu terletmeyecek fakat güneşe karşı koruma sağlayacak şekilde giydirin. Beyaz, kollu bir tişört uygun olabilir. Bunu, gerekirse yüzerken bile çıkarmayın. Kafasına geniş kenarlı bir şapka giydirin.Güneş gözlüğünü de unutmayın. Çocuğunuz ne kadar açık tenliyse, güneşe karşı o kadar savunmasız olduğunu göz önünde tutun.
Güneşten koruyucu losyon kullanın. Çocuk için kullanacağınız losyon, en az 15 tercihen 30 koruma faktörlü olmalı, UV A ve UV B ışınlarına karşı koruma sağlamalıdır. Losyonu güneşe çıkmadan yarım saat önce sürün. Suya girip çıkınca, 2-3 saatte bir yenileyin. Yüzmeye giderken suya dayanıklı bir ürün tercih edin. Hem çocuğunuzu daha kolay ikna etmek, hem kendinizi de korumak için siz de losyon kullanın. Bunu bir oyun haline getirin. Önceleri, 6 ay altı bebeklere güneş koruyucu kremler, losyonlar önerilmiyordu. Ancak , günümüzde küçük bebeklerin bile, eğer güneşe çıkacaklarsa, bu ürünleri kıyafetlerinin örtmediği cilt bölümlerine kullanmasını öneriyoruz.
Dudaklara özel koruyuculardan sürün. Güneş yanığı uçuklara neden olabilir.
güneş Şimdi; bazı anne babalar, ' Çocukların güneşten vitamin alması gerekmiyor mu ?' diye sorabilirler. Aslına bakarsanız, bizim ülkemiz gibi güneşli bir ülkede bunun için plajda saatlerce güneşlenmeye gerek yok. Kapalı kış günleri dışında her mevsimde, parkta günlük 5-10 dakika elleri ve yüzünün güneş görmesi cildin D vitamini sentezi için yeterli olacaktır. Ayrıca; D vitamini doktorunuzun önerdiği vitamin damla veya şuruplarında , bebek mamalarında da mevcuttur. Yani, çocuklarımızı bronzlaştırmak için hiç bir sağlıklı nedenimiz yok! Onların hassas cildine hakkettiği özeni göstermeliyiz.
kaynak : sağlıklıcocuk com
Yaz yaklaşırken güvenli bir tatil için bazı öneriler:
Güneş ışınlarının en dik geldiği saat 10-15 arası güneşten kaçın. Bulutlu havalarda bile zararlı güneş ışınlarının bize ulaşabileceğini unutmayın.
şapkalı kız Çocuğu terletmeyecek fakat güneşe karşı koruma sağlayacak şekilde giydirin. Beyaz, kollu bir tişört uygun olabilir. Bunu, gerekirse yüzerken bile çıkarmayın. Kafasına geniş kenarlı bir şapka giydirin.Güneş gözlüğünü de unutmayın. Çocuğunuz ne kadar açık tenliyse, güneşe karşı o kadar savunmasız olduğunu göz önünde tutun.
Güneşten koruyucu losyon kullanın. Çocuk için kullanacağınız losyon, en az 15 tercihen 30 koruma faktörlü olmalı, UV A ve UV B ışınlarına karşı koruma sağlamalıdır. Losyonu güneşe çıkmadan yarım saat önce sürün. Suya girip çıkınca, 2-3 saatte bir yenileyin. Yüzmeye giderken suya dayanıklı bir ürün tercih edin. Hem çocuğunuzu daha kolay ikna etmek, hem kendinizi de korumak için siz de losyon kullanın. Bunu bir oyun haline getirin. Önceleri, 6 ay altı bebeklere güneş koruyucu kremler, losyonlar önerilmiyordu. Ancak , günümüzde küçük bebeklerin bile, eğer güneşe çıkacaklarsa, bu ürünleri kıyafetlerinin örtmediği cilt bölümlerine kullanmasını öneriyoruz.
Dudaklara özel koruyuculardan sürün. Güneş yanığı uçuklara neden olabilir.
güneş Şimdi; bazı anne babalar, ' Çocukların güneşten vitamin alması gerekmiyor mu ?' diye sorabilirler. Aslına bakarsanız, bizim ülkemiz gibi güneşli bir ülkede bunun için plajda saatlerce güneşlenmeye gerek yok. Kapalı kış günleri dışında her mevsimde, parkta günlük 5-10 dakika elleri ve yüzünün güneş görmesi cildin D vitamini sentezi için yeterli olacaktır. Ayrıca; D vitamini doktorunuzun önerdiği vitamin damla veya şuruplarında , bebek mamalarında da mevcuttur. Yani, çocuklarımızı bronzlaştırmak için hiç bir sağlıklı nedenimiz yok! Onların hassas cildine hakkettiği özeni göstermeliyiz.
kaynak : sağlıklıcocuk com
Kaydol:
Yorumlar (Atom)